14 Nisan 2014 Pazartesi
Nazan Bekiroğlu'nun duası
Rabbim! Derin kederler, güceniklikler, sitemler, küskünlükler, kırgınlıklar, cürümlerim kadar büyük acılar içinde geliyorum. Baştanbaşa hatayım ben de. İyi de benim içindir kötü de. Şeytan da benim dilimden konuşur melek de. Habil de benim kabil de.İsyanım yoktur Sen şahitsin, hâşâ, ama küstahlığımı, gafletimi, heveslerimi affet. Kapından çevirme geri. Silme kayıtlarından, beni de hesaplarına dâhil et. Bana da "Kulumi" de, beni de defterine kaydet.
Bana da nasip et. Gidecek yerim yok. Benim de yolumu açık et.
Nazan Bekiroğlu
Mimoza Sürgünü
Syf-215
Timaş Yayınları
12 Mart 2014 Çarşamba
"Hak geçmesin"
Eyüp'te, kalabalığın su gibi aktığı bir caddede gördüm onu. Eski zamanlardan günümüze sarkmış gibiydi. Ne kıyafetleri bizimkine benziyordu, ne de bakışları. Duvarın dibine bir kilim sermiş, kilimin bir ucuna oturmuş, önüne de on demet kadar gül koymuştu. En az seksen yaşında.Sanırsınız, kilimin üzerine ürkek bir kuş konmuş...
Bu ilginç görüntüsüne rağmen, inanın, kimsenin dikkatini çekmiyordu. Onun yerinde filanca kredi kartını tanıtan manken olsaydı eğer, gözlerinde bozukluk olanların bile dikkatini çekerdi. Önce uzun uzun onu seyrettim, sonra önündeki güllere eğilip baktım. Belli ki gülleri toplayalı çok olmuş. Sararmış, solmuş, boyunlarını bükmüşler. Demek ki pek alan yok.
Bu solgun görüntülerine rağmen, plastiğe benzeyen ve ağzına kadar hormon doldurulan güllerden daha iyi görünüyorlar. Ve mis gibi kokuyorlar. Gülleri koklayınca, evde yapılan reçeller aklıma geldi.
"Nine, güllerin demeti ne kadar" diye sordum." "Beş yüz" dedi. Bir demet gül alıp iki milyon verdim. "Bu para çok oldu" deyip zorla bir demet gül daha verdi. Ve gülü verirken de ekledi: "Hak geçmesin."
Ah benim güzel ninem...
Çok yaşa emi...
İbrahim Tenekeci
Uçuş Denemeleri
Syf.6-7
Profil Yayıncılık
Karakalem: Elif Yıldız
9 Mart 2014 Pazar
Haydar Ergülen - İç Nefes
o bir çay istemişti, trenin içinde
biz tren yolcusuyduk, çölün içinde
ben yalnız kalmıştım, senin içinde
oysa kaç kişinin yerine sevmiştim seni!
aşkı geçtik, gözlerini açabilirsin
o bir dile sığınmıştı, sözü içinde
yolu yoluma çıkmıştı, çölü içinde
ben eski kalmıştım, senin içinde
oysa kaç çocuğun yerine övmüştüm seni!
düşü geçtik, kendine bakabilirsin
o bir bende kırılmıştı, hayli içimde
ıssız otağ kurulmuştu, canım içinde
oysa kaç bahçe yerine açmıştım seni!
kimi geçtik, kimseye sorabilirsin
26 Şubat 2014 Çarşamba
'Aşk'ın Doğasına Dair!
Bana gelip, "Seni seviyorum" demesini isterdim. Ama bu gerçekleşmeyecek kadar çılgınca bir hayalse... Eğer öyleyse başka ne bekleyebilirdim ki? Ne istediğimi nasıl bilebilirdim? Çaresiz ve umutsuzdum; bildiğim tek şey vardı: Ömrüm boyunca onun yanı başında olmak, saçtığı ışıkla aydınlanmak istiyordum. Başka bir şey bildiğim yoktu.Onu bırakıp da nasıl giderdim?
F.M.Dostoyevski
Kumarbaz
syf-111
Sis Yayıncılık
Din yardım eder,teori acımasızlığı öğretir!
Diyelim ki radikal bir Müslüman kaldırımda yatan alkol komasında bir adamı hastaneye götürmeyebilir.Çünkü radikal bir Müslüman'ın bütün derdi meyhaneleri kapatmaktır.Yerde yatan adamın günah işlemekle bu sona vardığı fikrindedir.O yüzden teori acımasızlığı öğretir ama din yardım eder,diyoruz.O Müslüman eğer teoriye değil de, dine itibar etseydi orada yatan bir sarhoş değil, ölmekte olan bir adam görürdü.
İsmet Özel
Kalın Türk
syf-36-37
Şule Yayınları
16 Şubat 2014 Pazar
Bir doğru yarat ve Kendin ol!
Yıllar boyunca herkesin ahlakına göre yaşamayı istedim. Kendimi herkes gibi yaşamaya, herkese benzemeye zorladım. Kendimi ayrı düşmüş hissettiğim zaman bile, bütünleşmek için öyle davranmak gerektiğini söyledim. Ama bütün bunların sonunda felaket geldi. Şimdi kalıntılar arasında dolaşıyorum., kuralsızım, tereddütler içindeyim, yalnızım ve bunu kabullenerek, tek oluşuma ve kusurlarıma boyun eğdim. Tüm yaşamımı bir nevi yalan içinde yaşadıktan sonra - bir doğru yaratmak zorundayım.
Albert Camus
Defterler 3
Syf.-262
İthaki Yayınları
Beni Bırak!
Senin yanında yapacak hiçbir şeyim yok.Seni yeterince sevmedim ve sana son açıklamalarımı yapabilmem için sen de beni yeterince sevmedin. Tek başına üstesinden gelmem ve yalnız ölmem gerek.Yıllar boyunca benim hatalarımla uğraşmamanı, beni olduğum gibi kabul etmeni bekledim. Sen bunu yapmadın. Ben de hatalarımdan vazgeçmedim, suçlu durumda kaldım ve bugün bu hatalarla yalnız kalarak, kendimi düzeltmek zorundayım. Beni bırak.
Sonra da, sana yaptığım kötülükten ötürü beni affet. Ve eğer yapabilirsen, beni tüm kalbinle affet. En çok buna gereksinim duyuyorum, yıllar boyunca yaşamama engel olan bunun eksikliğiydi. Eğer kalbin bana duyduğun aşkı anımsamazsa, yaşamda bulamadığım esenliği ölümde bulabilirim.
Albert Camus
Defterler 3
syf. - 85
İthaki Yayınları
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






