25 Eylül 2014 Perşembe

Hayatın Uçurumlarıdır Yalnızlıklar





I /
Gül yaprağı gibi düşer kimi kez
dal uykularının yüzüne gün ışığı
Kuş cıvıltıları sarar bütün dünyayı
ve bir sevinç dolar yüreğine apansız
Uzanıp bütün pencereleri açmak
merhaba demek ister güneşe
- merhaba yaşamak
- merhaba dünya
- merhaba ey sevda

Ne ki ömürsüzdür gül sevinci
parçalanmış bir gökyüzüdür yaşamak
Donup kalır dudaklarında bir hüzün
ve çiy tanelerine döner türküler
Türküler hüzne dönmüşse eğer
geriye ne kalmıştır zaten
       paramparçadır yaşamak
       paramparçadır dünya
       paramparçadır sevdalar

II /
Paramparça da olsa sevdalar
yine de kalmış olabilir
küçücük bir mavilik gökyüzünde
      bir sevda kırıntısı
                 avuç içi kadar bir umut

Yuvalarından düşmüş kuş yavrularını
alıp ısıtmak ister yüreğinin yangınında
ve yeniden boyamak
kalımlı bir maviye gökyüzünü
sonra usulca azat etmek
kuş cıvıltılarını

Ne ki zaman
sıkar acının zembereğini usul usul
sıkar bir kuyudan su çeker gibi sabırla
Bir yanda köpüklü çağlayanlar gibi öfke
bir yanda boğuntunun yılan ıslıkları
ekler birbirine bin bir parçayı
ve yaratır kendi elleriyle
gökyüzünü
       - günaydın
       - günaydın
       - günaydın
III /
Gün
aydın olmaz yine de
Gün karadır
            karanlıktır
Gün
yorgun bir dev gibi
     boylu boyunca uzanır
           içinin sokaklarına
Ne pencerelerden bir ışık sızar
ne çocuk sesleri duyulur
Her şey biter bekleyişlerden başka
ve sanki bir adım ötede
evde kalmış kızlar için
idam mangaları kurulur
Çığlıklarsa bir çiğ yuvarlanışıdır
kulaklarının karanlık uçurumlarında
          uçurumlardır sevda
          uçurumlardır umut
          uçurumlardır yaşamak

Ve artık ahşap oymalı konakların
ayva ve gül kokulu sessizliğinde
mahzun ve kederli bir fotoğraf
gibi iliştirilivermiştir bütün bir ömür
karanlık aynalarına bekleyişlerin
Efsaneye dönmüş bir güzelliğin sonu
sevdaların duman oluşudur bu


Ahmet Telli
Hüznün İsyan Olur
Syf.-60-61-62-63-64
Everest Yayınları



30 Ağustos 2014 Cumartesi

Her kayıp, bir parça "ölümdür"!





Çok sevdiğiniz, birlikte yaşadığınız, onsuz bir yaşamı düşünemeyeceğiniz ölçüde yaşamınızda yer etmiş kişiler, varlıklar da, sizi bezdirir arada bir; içinizin bir kuytularında onlardan kurtulmak istersiniz. O kişinin, o varlığın ölümünü bile geçirirsiniz usunuzdan, getirirsiniz gözünüzün önüne ( tepkinin ilkelliği apaçık değil mi?). Kendinizi ne kadar bağlı (sözcüğün hemen hemen her anlamıyla bağlı) duyduğunuzun bir kanıtı değil midir zaten bu çılgınlık? Çılgınca şeyler düşündüğünüzü de bilirsiniz (suçluluk duygularından falan söz etmiyorum) çünkü bilirsiniz ki onsuzluk, sizin de, en azından bir parça ölümünüzdür. Düpedüz. Evet, ölenlerin ardından yaşandığını, ölenle ölünmediğini herkes bir gün öğrenir. Ama eksilerek, azalarak, sakatlanarak, bir yeri koparak yaşandığını...


Bilge Karasu
Ne Kitapsız Ne Kedisiz
Syf- 9-10
Metis Yayınları

18 Ağustos 2014 Pazartesi

Acaba sevdiği erkeğe nasıl güler?






Onun esmer yüzü kıpkırmızıdır. O güldüğü zaman insanın yüzüne bütün saffeti, kadınlığıyla bakar. Onun kendisine güldüğünü gören her erkek aldanabilir. "Nihayet... Oh! Nihayet, bana güldü. Benim için  güldü.Benimle beraber olmanın hazzıyla güldü." dememeye imkân yoktur. O  kadar sana bakarak senin için güler ki... Halbuki onun sevinme, gülme tarzı böyledir. Kadınlara da, kız arkadaşlarına da, hocalarına da belki de anasına, babasına da böyle güler. Nihayet bu canlı, bu sana gibi gülüşün sırrı keşfedildi mi insanın kendine bir sual sormamasına imkân yoktur.
  - Acaba sevdiği erkeğe bu kız nasıl güler?


Sait Faik Abasıyanık
Medarı Maişet Motoru
Syf-87
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Foto: El secreto de sus ojos filminden

16 Ağustos 2014 Cumartesi

Pişmanlık!






İnsanların kafasının içinden ne geçtiğini biraz olsun anlıyorsam, sizin pişmanlık duygusu içinde olduğunuzu söylerdim,
Yapmadığım şeyler için mi pişmanlık duyuyorum?
Kimi insanlar, en berbat pişmanlığı, yapılmasına izin verdiğimiz şeyler yüzünden çektiğimizi ileri sürer.



Jose Saramago 

Görmek
Syf-135
Can Yayınları

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Kanatları Terli Kumru





Yarı açık yakasının ardında
Perdelerden sızan bir dolunay göğsü.
Eğilip usulca, kulağımı
Sol memesinin üstüne koyuyorum
Görmek için yüreğinin ülkesini.
Sonra doğruluyorum titreyerek
Gözleri yemyeşil bir çift yol.
Uzun bir koşu için uzanıp ağzından
Harlı soluğunu içiyorum.Ellerim bulutlar içinde rüzgâr
Dilimi dişinin dibinde gezdiriyorum.

Yedi rengin içinden sıyrılan
Bir dünya gülüyor odanın tavanında.
Çayın sesi camın buğusu örtüsü somyanın
Mutluluk elle tutulan bir duygu oluyor.
"Yaşamak - diyor- önce bedenin ülkesinde
Sonra senin ülkende, evinde, sokağında
Her şey daha kolay bundan sonra..."
Bir ışık çizgisi sırtından topuklarına
Damla damla yürüyor sisler içinde...
Yüreğim kanatları terli bir kumru
Uçup uçup kirpiğinin ucuna konuyorum...

1993

Şükrü Erbaş
Bütün Şiirleri -2
Syf-28
Kırmızı Kedi Yayınevi

11 Ağustos 2014 Pazartesi

"Sen zaten arıyordun"






"...Konuştuklarımız başlangıçta her zamanki gibiydi, birbirimizi kavrıyorduk, ele geçiriyorduk, sonra sonra işin can damarına geldik. Durdum. Benden söz açmıştı, beni bulmaktan... Durdum. Sen zaten arıyordun dedim, bir şeyler arıyordun dedim, onları bulmağa hazırdın dedim, o zaman karşına ben çıktım, hazırdın bulmağa, bende buldun o aradığını, bende görmek istediğin, bulduğun şeyleri bulmağa hazırdın...İpi uzatmıştım, elimdeydi, çekişine göre ya düğümü sağlamlaştıracak ya da çözecekti. Bekliyordum. Başını salladı. Bekliyordum...""


Bilge Karasu
Troya'da Ölüm Vardı
Syf-139
Metis Yayınları

30 Temmuz 2014 Çarşamba

Yüzü Yağmura Gömülü Düşüm




Duruşun bir ayrılık resmi çiziyor
Akşamın incelen sularına
Susuşun yıkıyor beni en zayıf yerimden
Bilmez miyim içindeki kederi
Yüzü yağmura gömülü düşüm
Böyle buğulu camlarda dalgın
Gözlerin iklimini yitirmiş iki bulut
Bulanıp durur bir uzak rüzgârla
Aykırı mevsimler içinde
Saçların saklar omuzlarındaki yükü...

Dönsen ve öpsem incitmeden
Alının gücenik ülkesini
Benim ömrümsün sen, onurum, geleceğim...
Gitmek hangi acıyı onarır ki
Bilmez misin çare değil üzüntü.


Şükrü Erbaş
Bütün Şiirleri - 1
Syf-59
Kırmızı Kedi Yayınevi