2 Eylül 2013 Pazartesi
Türkçe ibadet! Amaç "Herkes Kur'an'ı anlasın" mı?
Dinen asrileşmek tabiriyle aslında dinen protestanlaşmak kastedilmektedir. Çünkü ibadetleri Türkçeleştirme ve/veya anadilini mabedlere sokma projesinin bizatihi kendisi, - muhtelif vesilelerle açıkça dile getirildiği üzere- Batı'daki reformasyon çabalarının kötü bir taklidinden ibarettir.Martin Luther İncil'i Almanca'ya çevirmiş, ibadetlerin Almanca yapılmasını sağlamış, ruhban sınıfının imtiyazını kaldırmış ve kiliseleri modernleştirmişti; böylelikle Alman dili ve edebiyatı güçlenmiş, ruhban sınıfına rakip olarak çıkan aydın sınıfı halkı yönlendirmeye başlamış, neticede modern bir Alman ulusu meydana gelmişti. Şayet Kur'an Türkçe'ye çevrilir, hutbeler Türkçe verilir, namazlar Türkçe kılınırsa ve bununla yetinilmeyip protestan kiliseleri örneği izlenmek suretiyle camiler modernleştirilirse, dinin millileşmesi mümkün olabilecek, Batı normlarına uygun çağdaş bir Türk Dini vücuda getirilebilecekti.
Bu bakımdan dinin anlaşılması, dini metinlerin halkın anlayabileceği bir lisanla yazılması, milli dilde ibadet edilmesi gibi parlak sözlerin ardında saklı duran en temel saik, dinin yeni yorumlara müsait hale getirilmesi ve geleneksel dini tasavvurâtın tasfiye edilmek istenmesiydi. "Herkes Kur'an'ı anlasın ve ibadetlerini anlayabileceği şekilde ifa etsin" demek, bir adım sonra "Herkes Kur'an'ı anlayabilir" demeyi mümkün kılacak ve tabii ki bu durumda da "Herkes Kur'an'ı dilediği gibi anlayabilir" iddiasında bulunmak kolaylaşacaktı. Nitekim bugünkü gelişmeler nazar-ı itibara alındığında gelinen nokta şudur: Kur'an çevirileri yoluyla herkes Kur'an'ı anladığını düşünmekte ve anlayabildiğine inanan herkes de Kur'an'ı dilediği gibi yorumlama hakkını pekala kendisinde görebilmektedir.
Dücane Cündioğlu
Meşrutiyet'ten Cumhuriyet'e din ve siyaset
syf-100
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder