7 Ocak 2014 Salı
Bana Biraz "Hayır" Gönder
-Bir şey hissediyorum.
-Bütün bunların yanında galiba bir şey hissediyorum. Aslında beni çok kızdıran şeyler oluyor. Bas bas bağırmamı gerektiren şeyler oluyor. Ama diyorum ya "çok sakinmişim gibi geliyor". İşte onu dağıtmak istemiyorum.
-Susmuş.
-Olabildiği kadar az konuşarak, az kımıldamak. Çok tuhaf.
-Ne tuhaf?
-Konuşmamak ve kımıldamamak. Farkına varmam gereken, ürkmem gereken bir şey var.
-Ama seziyor muyum nedir, konuşmalıyım, kımıldamalıyım. Kızmalıyım, sevinmeliyim.
-Seni düşünmeye çalışıyorum.
-Belki on kere kendimi seni düşünürken yakaladım. Ama bilerek düşünmek istiyorum.
-Hatta kötü şeyler düşünmek, düşünebilmek istiyorum.
-Kızmak, azıcık kızabilmek, itilmek, isyan etmek, karşı koymak, ayağa kalkmak, hiç olmazsa, düşünce şeklinde "evet" demek.
-Yapamıyorum.
-Oh güzel kız, sevgilim, ne olur bir şey yap.
-Bir delik aç.
-Şu kapağı biraz arala, bir parça ışık.
-Bir ip.
-Kancalı bir ip sarkıt bir tarafıma takılsın.
-Çek beni bu kuyudan.
-Biraz çabuk ol. Biraz.
-Biraz acele et.
-Geç kalma sevgilim.
-Biricik sevgilim.
-Bana biraz karşı koma gücü ver.
-Bana biraz "hayır"gönder.
-Biraz ses.
-Biraz kızgınlık.
-Ohh!
-İşte biliyorum.
Cahit Zarifoğlu
Hikayeler (Suçlular)
syf.-79-80
Beyan Yayınları
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder