İçimizdeki Şeytan

İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat
neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve
fiilerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum,
müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor
ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine
uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum.
Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? Bu bizim gururumuzun,
salaklığımızın uydurması... İçimizdeki şeytan pek de kurnazca olmayan
bir kaçamak yolu... İçimizde şeytan yok... İçimizde aciz var...
Tembellik var... İradesizlik, bilgisizlik ve bunların hepsinden daha
korkunç bir şey: hakiklatleri görmekten kaçmak itiyadı var...Hiçbir şey üzerinde düşünmeye hatta bir parçacık durmaya alışmayan gevşek beyinlerimizle kullanmaya luzum görmeyerek nihayet zamanla kaybettiğimiz biçare irademizle hayatta dümensiz bir sandal gibi dört tarafa savruluyor ve devrildiğimiz zaman kabahati meçhul kuvvetlerde, insan iradesinin üstündeki tesirlerde arıyoruz.
Sabahattin Ali
İçimizdeki Şeytan
Syf -249-250
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder